ümit
Son DS maçındaki perfonması bile onu alkışlamamıza yeter. Yer yer forma buldu, sonradan oyuna girdi…ama oynadığı her dakika mücadele etti. Hep oyunun temposu içinde kaldı. Dedik ya, son maçta müthişti.
Son DS maçındaki perfonması bile onu alkışlamamıza yeter. Yer yer forma buldu, sonradan oyuna girdi…ama oynadığı her dakika mücadele etti. Hep oyunun temposu içinde kaldı. Dedik ya, son maçta müthişti.
Sol kanatta bir boşluk söz konusu olunca orada akla gelen ilk isim Edip’ti. Elinden geleni yaptı. Ama biz taraftarın beklentisi hep çok yüksektir ve asla tatmin olmaz. Bir kere gol atmayan futbolcuyu neredeyse futbolcudan saymıyoruz. Hani utanmasak kalecilerden bile gol bekleyeceğiz. İşte herhangi bir defans oyuncusunun talihsizliği Edip’in talihsizliğiydi. Fakat onu şampiyonluk fotoğrafında görmek ortak mutluluğumuz olacaktır.
İlk zamanlarında çok daha iyidi, sonra bir form düşüklüğü oldu. İnişli çıkışlı bir grafik çizdi. Fakat genel olarak önemli katkıları oldu onun da. Karabük’e ilk yarı sonunda attığı o gol, 3 puanın kilidini açmıştı. Sanki ondan daha çok şey bekliyorduk, ama şimdiye kadarki katkılarını da yok saymıyoruz tabi ki… Ve önümüzde hayati 2 maç var diyoruz, dolayısıyla da Yunus’un yapacak daha çok işi var.
Geçen sezonun son maçını, o şampiyonluk maçını herkes bilir. En zor dakikalarda ayağı kırılmıştı, ama şampiyonluk turuna da yetişmişti alçılı ayakla… Bu sezon iyileşti, sonra yine sakatlık… Bildiğiniz şeyleri burada tekrerlamaya gerek yok…Ama son maçtaki performansını alkışlamak şart. Güzel bir dönüş oldu. Hadi, tırnağına bile zarar gelmeden kapat bu sezonu. Ve kaleni de gollere kapatarak.
Kafamızı karıştırıyorsun hep. İşte diyoruz, Oğuzhan bu maçı tek başına alır..Aldığı olmuştur çünkü… Deplasmandaki Karabük maçında örneğin, bu tescillenmişti…Ama canım bazen de… Neyse, seni seviyoruz Oğuzhan…Bize, takımına olan inancın da yeter… Yeter ki sonu iyi bitsin…
Futbolcularımızın ve de Yılmaz’ın tabi ki, o kadar çok fotoğrafı oldu ki arşivimizde… Hangisini bu sayfayda yayımlayacağımıza karar vermekte güçtük çekiyoruz artık. ( Bu fotoları istedikleri zaman futbolcularımıza ulaştırırız…)
Evet, bu paragrafın konusu Yılmaz. Onun için diğer sitelerimizde de çok şeyler yazıldı. İyi şeyler… Onu özetleyececek bir tek cümle düşünürsek eğer bu sanırım, “hangi takımda olursa olsun, formasının hakkını veren adam” olur. Veya Kaplankaptan da olabilir. Demirspor maçından sonra ona “sonnokta” da diyebilir miyiz acaba?
Uzun zamandır uzaktan bir gol atmamıştı, serbest vuruşla filan. En son yine kritik İskenderun maçıydı galiba… Bazen “ben demiştim” durumları ortaya çıkar ya…bir tane de biz ekleyelim bu duruma: Dedik ki, Yılmaz ne zamandır atmıyor, ama DS maçında atacak o klasik golünü…Attı ve bizi yalancı çıkarmadı. Hayatımızın en manalı gollerinden birini attı ;)) Sabotiç, Ali Beykoz … böyle manalı goller atardı bu derbilerde…
Biz yarına bakalım. Yılmaz yarın böyle bir kilit açıp işimizi kolaylamaz mı? Radyo başında dokuz doğurmasak…
Fuat Kınalı. Toros canavarıdır o. Topu alır ve gider. Bir keresinde golünü de atmıştı. Siperde döğüş adamıdır. Teke tekte kolay kolay kaybetmez, fakat yukarıda da ima ettiğimiz gibi, macerayı da sever..Biz de onun bu maceraperestliğini severiz. Risk almak bize yakışandır…Ama bu maçta az risk çok puan, yani 3 puan…nasıl ama :))
(Fuat ve Arda)
Bir de bakıyoruz golü atıvermiş, bakmayın siz şimdi taç attığına…
Karabük’le oynadığımız her iki maçta da attığı goller… Sonra ilk Erzurumspor maçındaki o kritik gol…Onların tarifini yapmak mümkün değil. Ancak şöyle diyebiliriz: Bi daha…
Aşağıdaki foto da Erzuruma attığı gol…
Örneğin Gaski deplasmanında bizim orta sahanın gerisinden topu alıyorsun, onca yolu katedip golünü atıyorsun… Veya Tarsus maçında öyle bir yerde bitiyorsun ki…golünü de atıyorsun yine…ama dönüp iki dakika sonra öyle bir hata yapıyorsun ki… Hayır, kahır mektubu değil bu… İşte bir Demirspor maçında da çıkıp (hani denir ya) kaplanlar gibi savaşıyorsun…aslında hep savaşıyorsun…ne ki, talihsizlik yakana yapışıveriyor bazen…Şimdi talihsizlik zamanı değil ama :))
Ahmet Yıldırım
Ama bir Adanaspor-Galatasaray maçında bize (güney kaleye) attığın bir gol vardı ki…Hala unutamıyoruz o golü :)) Direncimiz o golle kırılmış, önde gittiğimiz maçı kaybetmiştik. Gerçi Muhittin Boşat’ın Hagi oyuna girdikten sonra yay civarında çaldığı faul düdükleri de bizi yıkan bir başka etkendi. Sağlık olsun, geçmiş zaman geçmiş bitmiştir. Bizimki işin latifesi yine.
Yükselen tempona tek kelime etmeyeceğiz. Lakin, o Galataray maçından dolayı bize hala bir gol borcun var. Çimleri sökerek giden o gole benzeyeninden… Bu maçta tahsil etsek :))
Evet, sen o kupayı kaldırdın, bu işler ne ki…
O hakiki bir gizli kahramandır. Topu sadece filelerde görmekten başka bir şey düşünmeyen ve olayların bir neden sonuç ilişkisi içinde geliştiğini göremeyen seyirci, onun oyuna olan katkısını fark edemeyebilir. Takımın soluklanabilmesi için bir oksijen çadırıdır o, hiç beklemediğiniz bir anda gol pozisyonu yaratabilecek yaratıcılıkta bir hamarattır da. Mutfakta hiç erzak yokken orataya bir yemek çıkarabilecek bir aşçıdır Halit… Haddizatında defans ve forvet arasında bir köprüdür. Ama, orta saha oyuncusu da başka ne iş yapar ki, dediğinizi duyar gibiyiz. Hakkınız var… Fakat o hareket halinde bir köprüdür… Soyadıyla müsemma: Köprülü…
Hakan… Maça ağırlığını koyduğu zaman sahadan 3 puanla ayrılmamız işten bile değil. Koşar, çalışır, saldırır, şut atar; ama bazen de oyundan düşer :)) Ne gam, işin kritik noktasında çünkü, o, kendine inananları mahcup etmez… Mahcup etmeyecek de… Hakan Hacıbektaşoğlu… Sıkılı yumruk…
O an düşünür Cem, der ki kendi kendine ” bu taraftar benden çok şey bekler, top bana geldiğinde heyecanlanırlar, bilirler her an bir şeyler yapabileceğimi, son ana kadar benden umut kesilmez, bilirler ve beklerler… Benim de elimden geleni yaptığımı da bilirler, şampiyonluk için çırpınacağımı…bilirler…”
Cem’in kötü olduğu anlar da vardı, ama bunu orana vurursak kayda değmez bir netice çıkar. Adanaspor’a geldiğinden bu yana çok çok olumlu katkıları olmuştur. Geçen sene şampiyon olduysak Cem’in emeği büyüktür, şimdi de çok yakınsak şampiyonluğa, yine Cem vardır baş mimarlar arasında.
Evet Cem, yukarıda da yazdık zaten büyük katkılarını; ama son noktada, şimdi, şu an biz, sende doğal olarak bulunan yeteneğin sadece kırıntılarını bekliyoruz. O bile yeter şampiyonluğa…
Şimdi kimselere haksızlık etmeden ve de kimseleri incitmeden diyoruz ki; “Kerem” sol tarafta oynarken kendimizi biraz daha güvende hissediyoruz. “Hepsi bizim topçumuz” gibisinden yuvarlamalara gerek yok, Kerem o yere uygun bir futbolcumuzdur. Aslında macera aramaya gerek yoktu, tabi sakatlık filan söz konusu değilse…
Bu bölümü Nazım Hikmet’in “Kerem Gibi” adlı şiirinden bir alıntıyla bitiriyoruz:
…“Yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır…
Hava kurşun gibi ağır…
Ben diyorum ki ona:
— Kül olayım
Kerem
gibi
yana
yana.
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın-
-lığa..
Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır.
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum…..”
Biz pendik maçı öncesi böyle bir stat önü fotoğrafı görüntülemek niyetindeyiz. Ama işte bir deplasman daha var hala ve hala zemherinin kol gezdiği bir diyarda, ah Erzurum’da… Önce oradan sağlıcakla dönmeli, sonra stat önünde bu kareleri kollamalı…
Emre ve Cem…Adanasporun yükselme grubundaki önemli iki ismi. Oynadıkları bu ligin çok çok üstündeki futbolcularımızdan… Sadece bir hamleleri bile yeter sonucu değiştirmeye. Mersin’le oynadığımız ilk maçta Emre topu nereye istediğini göstermişti o an topa hakim olan Cem’e. Cem de topu Emre’nin istediği yere bırakıvermişti ve Emre Adanaspor’daki ilk golünü böyle atmıştı. Şu son virajda bu uyumu hatırlatalım dedik :))
Gelişinle çok heyecanlanmıştık. Bir de GOP maçında aradan sıyrılıp attığın o golden sonra, isabetli bir transfer daha, demiştik. Bu düşünceminden geride değiliz şu an. Ama hayıflanmadan edemiyor insan, o goler kaçmasaydı şimdi hepimiz daha hoş bir konumdaydık. Bunu sitem etmeden söylüyoruz. Talihsizlik hayatın her yerinde var, sen de bunu kısmen yaşadın. Oyuna katkın sadece golle sınırlı değildi, hırsın, inadın ve inancın takımı ve tarftarı diri tutuyordu. Ne yazık ki bizleri sadece “gol” tatmin ediyor, sen de golcüsün, beklentimizin manası burada saklı. Ki, ilk Erzurumspor maçında attığın bir gol vardı ki… Çılgınımızsın asabi adam.
Son iki hafta senden çok şey bekliyoruz. Çünkü bu 2 haftada, şampiyon olabilmek için, kesinlikle 6 puana ihtiyacımız var. Bu mecburi 6 puan için de gollere ihtiyacımız var. Hiç gol yemeyeceğimizi var sayarsak en az 2 gole ihtiyacımız var. İşin özü, Emre mutlaka gol atmalı. Bizde ilk forma giydiğin GOP maçını hatırlıyoruz da…Sonra Mersin maçları…Muhteşemdi…Tekrarı mümkün mü?
Deplasmandaki Pendik maçında iki gol atarak Adanaspor’a önemli bir 3 puan kazandırmıştın. Şimdi, şu noktada en önemli deplamanımız olan Erzurum’da da benzer bir şeyi beklesek, istesek, dilesek…
Adanaspor’umuzda hafta sonu oynanan Adana derbisi unutuldu ve Erzurumspor düşünülmeye başlandı
Pazar günü 15.30′da Erzurumspor deplasmanında çok önemli bir maça çıkacak olan Toros Kaplanlarımız, Salı günü itibariyle Erzurum maçı hazırlıklarına başlarken, futbolcuların neşeli ve hırslı olmaları teknik heyetimizin yüzünü güldürüyor…
Erzurum’da ki hava şartlarına alışılması nedeniyle 3 gün önceden Erzurum’a gidecek olan Adanasporumuz, bugün Erzurum’a hareket edecek. Erzurum’da yapılacak çalışmalarla maç saatini bekleyecek olan Adanasporumuz’da tek hedef 3 puan. Erzurum deplasmanından 3 puanla dönüp, ligde yakalanan avantajın son haftaya taşınması planlanırken, zorlu 90 dakika öncesi Habip ve Cihan‘ın sakatlıkları devam ederken, Onur‘un da Demirspor maçında bir sakatlık yaşadığı ve durumunun maç günü belli olacağı açıklandı…
Derbiden bir gün önce güneşin alnında ekip, maratonda açılan pankartı böyle hazırladı. Elleriyle biçti, kesti dikti, yapıştırdı…Keyifle yapıldı bunlar…Bu hazzı tüm tribüncüler bilir. Yalnızca buraya özgü bir şey değil elbette… Bu anlamda tüm tribüncüler aslında maçların görünmez kahramanlarıdır. Hepsine buradan selamlar…
Hayır, bu “DİRİLİŞ”, Tolstoy’un bir vicdan muhasebesi yaptığı ünlü romanı değil.
Daha fazlası…güzel bir kitlenin dirilişidir bu. Adanaspor’un DİRİLİŞ’idir…
Ama, Turgut Özakman’ın “Çanakkale 1915/Diriliş” adlı romanının temasına benzer bir dirilişten bahsedilebilir. Sömürgeci ve işgalci Avrupa’ya karşı bir direniş…ve diriliş… kendi toprağında verdiğin bir mücadelenin… dirilişidir…
Adanaspor’un dirilişidir. Her ne olursa olsun netice, bir diriliştir bu bahsettiğimiz…
Dirilişimizdir.
Lakin beklemeli… bu iki haftayı sabırla beklemeli…tribünde taraftar üzerine düşeni yaparak beklemeli…takım sahada üzerine düşeni yaparak beklemeli…
bekliyoruz..
Adana Turuncudur
Adanaspor- Demirspor maçı, on yılların rekabetinin tipik bir tekrarıydı. Taraflar hem tribünde hem de sahada maça oldukça “sıkı” hazırlanmıştı. Tribün renkliliği her iki takımda da süper lig niteliğindeydi. Maça başka bir şehirden gelen herhangi bir futbolsever Adana 5 Ocak’taki atmosferi süper lig hallerinden biri sanırdı.
Demirspor maça büyük bir puan ve moral farkıyla başladı. Bir beraberlik bile son iki haftaya önemli bir avantajla girmelerini sağlayacaktı. Olası bir galibiyette de ezeli rakipleri Adanaspor önünde bir şampiyonluk sevinci yaşayacaklardı. Bu, onlar için tarihi bir fırsattı.
Adanaspor ise son iki haftada 5 puandan olmuş, en avantajlı takımken bu bu konumunu kaybetmişti. (Teknik direktör Hüseyin Kalpar gitmiş yerine alt yapı hocaları, aynı zamanda Adanaspor’un eski futbolcuları olan Eyüp ve Feyzullah gelmişti.) Adanaspor için tek yol galibiyetti.
Böyle bir fotoğrafla başlayan maç genelde dengeli geçti. İki takım da birbirini kolluyordu. İlk dakikalarda Adanaspor daha baskılı göründü, bir iki pozisyondan yararlanamadı. Devamında Demirspor dengeyi kurdu ve hatta Adana savunmasının ve kalecinin anlaşmazlığında bir topları direkten de döndü. Bu, Demirspor’un en önemli pozisyonuydu. Şans Adanaspor’dan yanaydı o dakikada. Net gol pozisyonlarının olmadığı bir maçtı. Çünkü kimse hata yapmak istemiyordu. Ama mücadele üst düzeydeydi.
İkinci yarıya Adanaspor biraz daha tempolu başladı. Gol için daha çok yüklendi ve Kaptan Yılmaz o müthiş serbest vuruşlarından biriyle sahneye çıktı. Yaklaşık 30 metreden vurdu ve skoru da belirledi: Adanaspor–1 Demirspor–0
Karabük’ün evinde puan kaybetmesiyle de bu tarafta işler iyice karıştı… Yükselme grubunda izlenmeye değer bir “son iki hafta” ortaya çıkıverdi… Sözün kısası futbolun bu diyarında kendince bir süper lig heyecanı yaşanmaktadır…
Adanaspor’un minik taraftarları bu hafta sevinçliydi. Mahalle tayfasından Caner ve Arda objektifimize böyle pozlar verdi. Gönül, onların bu sezon sonunda da sevinmesini ister. Hadi artık bir aksilik çıkmasın. Şu son iki hafta da güzel geçsin…Beklemedeyiz…
Hem de inadına şehrituruncu. Hatta beyazdır da. Turuncu beyazdır. Beyaz üstüne turuncudur, turuncu içerisindedir beyaz. Beyazlı-turunculudur. Turuncu turuncudur. Bembeyazdır. Ama siyahı da vardır, maziden kalan bir kederi kalbinde hep saklamak içindir. Bu da bize dairdir.
Seni sevmek sokaklardan caddelere çıkmaktır/ama bir başına da yürüyebilmektir seni sevmek/aşkın tek yasasının keder olduğunu bilmektir/ama mutluluğu terkisinde tutabilmektir seni sevmek/ koşarken yavaşlayabilmektir seni sevmek/ ama bir vahşi beyaz olup dört nala gidebilmektir de seni sevmek…
Küçük müdavimlerden Toprak da maçtaydı. Tanık olduğu ilk derbiydi. Bu maçta sevinmesi de ayrı bir mutluluk oldu. Sezon sonunu bekliyoruz…
İşte lokomotifin aslı, Emre… Sakat sakat oynadı. Oysa oynayamaz denmişti. Kendini riske atıp da oynadı. Ayağına sağlık Emre. Sana da sunarız sevgilerimizi…
Not: Maçın fotolarını kaplanpenche.com‘da izlemeye başladık… Taraftar fotoları da kaplaninseyirdefteri.com‘da. Bağlantılardan Adanaspor fotoğrafları‘nı tıklarsanız…
Ailece hazırladılar İnadına Şehrituruncu pankartını.
Güzel olmuştu. Hakikaten ellerine sağlık…Bizim tribünümüz böyledir. Hazırcı değildir emekçidir. Dişinden tırnağından artırır Adanasporuna harcar. Hela olsun size…
Adanaspor derbinin galibi oldu. Demek ki Adana turuncuymuş hakikaten. Kaptan Yılmaz klasik frikiklerinden birini anlamlı bir biçimde rakip filelere gönderdi.
Bugün adanasporumuz çok mücadele etti, koştu, savaştı, didindi…ve yendi…yenmek isteyince yeneriz…durum bundan ibarettir.
Ama erken konuşmamalı, Erzurum ve Pendik maçları var… 6 puan şart…Beklemedeyiz…
Hoş geldin Tolgahan…müthiştin…