Archive for
Nisan, 2008
Nisan 30th, 2008

Dememiz temiz futboldur, has futbol derken. Şaibesiz, soru işareti omayan, imasız… Bunları da bir şey bilip söylemiyoruz. Genel futbol anlayışımıza dair küçük bir sohbettir diyoruz. Sokaklarda, tarlalarda, yağmurda ve çamurda anne terlikleriyle yenecek dayağa rağmen oynanan futboldan dem vuruyoruz. Fiziken kirli ama ruhen tertemiz futbol… Çocukluğumuza dair…Ne güzel bir şey bu…
Nisan 29th, 2008

“ben ellerim cebimde gelirim sabaha bakarım sigara yoktur
dudaklarımda
sadece bir dudak eksikliği
‘yenildik, her şey bitti’…
‘her şey bitti’ deme bana
yumuşacık bir şarkıdır o
bir sahil kasabasına gelen kış, bir tanrıça sahili…
kalbim
hiç bitmedi ki”
Hakan Savlı’dan
Nisan 29th, 2008

Bu hafta ve sonraki haftalar ne olacak? Bu pazara göre iddiamızı sürdüreceğiz kalan iki haftada. Ama ne olursa olsun işmize bakmaya devam edeceğiz. Aynı heyecan ve aynı tutkuyla. Başarı yolu ateş tuğlalarıyla örülmüştür zira. İlerlerken canımız da yanacak (mecazi anlamda…ötesinde kimsenin canı filan yanmasın…), zorlanacağız. Fakat kattetiğimiz yola dönüp baktığımızda -her ne olursa olsun netice- iyi bir noktada olduğumuzu göreceğiz…
Nisan 29th, 2008

Şimdi bizim en yakın geçmişi bile bırakıp acilen geleceğe bakmamız gerekmektedir. İçi boş hamasi laflar etmeden ama. Bundan sonraki haftalarda neler yapabiliriz? Bu soruyu tafartar, yönetici, hocalar fakat en önemlisi futbolcularımız sormalı ve cevabını hazır etmeli…sahada…
Tabi ki öncelikle yakın geleceğe dair planlar yapmalı. Yapmalı ki en kırılgan bir dönemde olan moralleri sağlam tutmalı.
Bunun için yüzümüzü futbolculara çevirip onlardan bir şeyler bekliyoruz…bekliyoruz…
Nisan 29th, 2008

Kumcu Yusuf’la sıkça gideriz maça. Yani maça hep gitmemizin dışında bir de maça, uğurlu saydığımız Yusuf’la gitme var. Hem maçımızı izler hem de fotoğraflar filan çekeriz. Arada yorumlar, tezahurata teşvik etmeler, takıma küfredenleri uyarmalar…ve en önemlisi işler ters giderken birer sigara yakıp bu süre içerisinde gol olmasını beklemeler…
Bu durum Adıyaman, İskenderun ve Gaski maçlarında 6 sigara ve 6 gol olarak tescillendi. Hakikaten. Canım, elbette işin muhabbetiydi gol olsun diye sigara yakmalar; ama bu arada gollerin de gelmesi hoş bir tesadüf olmuştu. Sonraları, özellikle son haftalar bunu boşladık.
Çünkü şampiyonluk böyle kendimizi kandırmalarla gelmez, bunun için sahada mücadele gerekmektedir. Gün o gündür. Mücadele günüdür. Ki sezon sonunda keyif sigarasını yakalım…
Nisan 28th, 2008

Adanaspor bugün itibariyle yoluna Eyüp Arın ile devam edecek. Bu zorlu görevin üstesinden gelebilecek bir antrenördür Eyüp Hocamız. Hele bir ( yalnızca Adana değil) Anadolu derbisi öncesi, gelişini daha önemli ve anlamlı kılmaktadır. Yeniden heyecanlandık, hadi Eyüp Hocam, coştur bizi. Hayır, onu germek için değil bu sözler. Ona olan inancımızı ve desteğimizi belirtmek içindir…
(fotoğrafta eli belinde ve göreve hazır Eyüp Arın, 1983-84 sezon açılışı…)
Nisan 27th, 2008

Adanaspor’da ağır hasar. Bu hafta da üzüldük. Rakiplerin bu haftayı da kayıpsız geçmesiyle işimiz iyice zora girdi. İlk iki avantajımızı kaybettik. Devamına bakalım…
Nedir, taraftarın bu inancı yetmiyormuş. Özellikle hocamızın bir şeyler yapması gerekiyordu. Elbette çıkıp oynamayacak; ama kimin oynaması gerektiğini sanırım biraz daha iyi tahlil edecekti. özellikle şu son iki maçta…
Nisan 25th, 2008


Bu hafta şu 3 puanı istiyoruz ki önümüzdeki hafta alacağımız 3 puan daha anlamlı olsun. Şimdi en çok bunu istiyoruz. Ekmek, su, şalgam, hatta kebap bile istemiyoruz…şu 3(+3) puan(lar) ı istiyoruz… İstiyoruz oleey, istiyoruz oley, istiyoruz oley, istiyoruz oleeey, oooooo istiyoruz oley…

Nisan 24th, 2008

İstanbullu Turbeyleri Çanakkale deplasmanında da görmek istiyoruz. GOP maçında kaçan galibiyeti orada telafi etmeli. Haydi O zaman bu pazar maça. Hem Adanaspor’u izlemenin keyfini, hem de şampiyonluk virajında önemli bir galibiyetin tanığı olmanın tadını çıkarmalı.

Nisan 24th, 2008

Sana uzanmış ellerimiz Adanaspor; sevgiyle, vefayla, minnetle ve de güzel bin duyguyla. Sana uzanan bu eller şampiyonluk kupasına da uzanmak ister senin ellerin olup. Sana uzanan bu eller bizim ellerimizdir, taraftarının elleridir. Bir de sana uzanan başka eller vardır, hani mecazi anlamda… Sen onlara bakma Adanasporum, sen çık sahada cevabını ver. Korkunun titrettiği o aciz eller ancak o kadarını yapabilir…Sen yoluna devam et, biz şarkılarımızı söyleyelim.

Nisan 24th, 2008

Dört haftanın heyecanı her bir Adanasporluyu sardı. Güzel bir heyecan bu, direnç dolu, aşk dolu, hayat dolu…Enfes bir dört hafta olacak. Sevinçten, keyiften, mutluluktan bayılacağız. Deplasmanda da evimizde de bir şenlikle “Adana Turuncudur Ooleey” diye bağıracağız…Çünkü şampiyon biz olacağız…

Not: İlker’in şu gol sevincinin güzelliğine bakar mısınız, içtenliğine, inancına… Sahi, ne oldu İlker’e hala iyileşmedi mi ki?
Nisan 24th, 2008

Taraftarın bu coşkusu hiç bitmesin. Ama bu sana bağlı Adanaspor’um. Bu, senin coşkuna bağlı. Hadi coş ki coşalım yine şampiyon olalım, “Adana Turuncudur” diyelim sesimiz kısılana kadar…Ama sesimizi de kısmayalım ;))

Nisan 23rd, 2008

Alınan Şeker mağlubiyeti herkesin birbirine “acaba” sorularını yöneltmesine neden oldu… En ufak bir endişeye kapılmaya gerek yok, bu formayı sırtına geçiren bu futbolcu topluluğu bize şampiyonluğu getirecek… Bu armanın, bu şehrin, bu renklerin hakkını verecek… Arkasında yeter ki inanan onbinler olsun…
Tek bir mağlubiyetle havlu atacak bir camia değiliz biz… Haftalardır bizlerin yüzünü güldüren Toros Kaplanlarımız, bu hafta bizleri üzdü… Sadece üzdü… Kahırlanmaya, dertlenmeye, içlenmeye hiç gerek yok… Bir an evvel herkes kendini toparlamalı… Sadece bir maç kaybettiğimizi ve herşeyin yine kendi elimizde olduğunu, kalan 4 maçı kazandığımız takdirde şampiyon olacağımızı kimse unutmasın…

İlk olarak bu hafta Çanakkale’den gelecek zaferle, üzerimize 1 haftalık atılmış olan ölü toprağını kaldıracağız ve şampiyonluk şarkılarına ara vermeden devam edeceğiz… Fakat abartmadan… Ayağımız yere sağlam basaraktan… 4 final kaldı… 4 hafta sadece… Bu son 4 haftada herkese büyük görevler düşüyor… Herkesin desteğine ihtiyaç var… Tek bir Adanasporlu’nun küsmesi ya da inancını kaybetmesi gibi bir lüksümüz yok… Bu yolun sonunda ışık var… Bizleri geçen sene mutluluğa ulaştıran bu topluluk, bu sene de zaferi getirecek…

İnancımızı kaybetmeyelim… Yine kolay şampiyon olmayacağız… Zoru severiz biz… Tarihte hangi şampiyonluğumuzu 3-5 hafta önce kutlayabilmişiz ki?

Şu fotoğrafta da gördüğünüz gibi sıyrılıp geliriz…ve…
Zoru severiz, oyunu bozarız…
Nisan 22nd, 2008

20 Nisan Pazar günü kuzey kale arkasında yaşanan komedi için çok şey söylenebir. Ama değmez fazla laf edip çene yormaya. Fakat bu şehrin futbolu için veya kendi takımları için taş üstüne taş koyamayanlar Adanaspor’un yoluna taş koyamayacaklar…Tarihe hep not düşmüşüzdür, yine yaparız…

Nisan 22nd, 2008

İnadına Adanaspor, inadına mücadele, inadına…İnadına geliyoruz, inadına savaşıyoruz, inadına çocuklar bu güzelim şehirde Adanasporlu, i na dı na…i na dı na… ve inadına şampiyon olacağız, hani öyle sportif bir etkinlik neticesi icabınca değil…İnadına bre…Şampiyonluk…İnadına…
Nisan 22nd, 2008
Yolculuk Çanakkale’ye. Bu kez geçilir mi Çanakkale geçilmez mi pazar günü göreceğiz. Elbette Kurtuluş Savaşı sürecinde emperyalist Avrupa’nın geçemediği bir kaledir. Onurlu bir simgedir. Seviyoruz Çanakkale’yi bu özelliğiyle de. Ama şimdi mevzumuz futbol ve biz bu hafta Çanakkale’yi geçmek zorundayız. Yeniden doğuşumuzun önemli bir noktasıdır. Kazanacağız…

Nisan 20th, 2008

Şimdi işe daha sıkı sarılma zamanı ve son bir seriyi yakalamanın tam vakti. Son 4 haftada 12 puanlık bir seridir bahsettiğimiz. Adanaspor bunu yapacak çapta bir takımdır ve bizim de beklentimiz evet budur: 4′te 4…şimdi hiçbir bahaneye gerek yok. herkes gerekirse iki kişilik çalışacak bu süreçte. Haydi adanaspor…
Nisan 20th, 2008

Dünkü planlarımız altüst oldu. Ama bizim bunda inanın kusurumuz yok. Her şeyi dediğimiz gibi yaptık. Ama olmadı. Önceki haftalardaki Adanasporumuz yoktu sahada. Şeker kilitledi bizi ve Hüseyin Kalpar da bu kilidi açmak için hiçbir şey yapamadı tersine takımı kördüğüm etti. Maçın da özeti budur!!! Hocamız da gerekeni yapacaktır mutlaka…İnancımız tamdır…Evet, önümüzdeki haftalara bakacağız…

Nisan 19th, 2008

Hayır, buradaki “yarın” mecazi bir anlam taşımıyor. Direkt yarından, yani 2008‘in 20 Nisan‘ından bahsediyoruz. (Öteki anlamdaki yarının planını hak verirsiniz ki yönetimin kendisi yapacaktır.) Önceki pazarlardakinden başka bir şey yapmayacağımız kesindir. Mabede saatler önce gideceğiz. Bu, ritüelimizin en önemli unsurlarındandır. Maçtan on dakika filan önce stada girmek bizim için maça devre arasında girmiş olmak gibi bir şey: Çünkü devrenin 1.yarısı stat etrafında ve tribünde yaşanır. Ancak 2.devresi kalan 90 dakikalık maçtır. Bu da ayrı bir hazzı ihtiva etmektedir. Bir trans halidir. Cismin ötesine geçip mutlak sevgiliyle bütünleşmek, belki Nirvana’ya ulaşmak…Elbette bu esnada kişilerin tepkileri farklı farklı oluyor. Tribünde arıza çıkaranlar transın artık farklı bir boyutunda olanlardır : )) Eh, bu da bize dairdir. Ayrıca gol için istiareye yatmak da işin bir başka törenselidir. Ne bileyim, bir sigara yakarız veya yer değiştiririz, sessizliği tercih ederiz bir zaman…böyle şeyler. Gol anı iki aşamadır: Önce hakeme bakarız golü verdi mi diye, tamamsa seviniriz. Belki birkaç saniye geç seviniriz ama garantili seviniriz. Yoksa Karabük maçında olduğu gibi Cem‘in sayılmayan golünden sonra hissedilenler pek acı oluyor… Keyfimizin yerinde olduğu anlarda “Adana Turuncudur Oley” diye bağırmak ziyafetin tatlı kısmı gibi bir şeydir. Ama bir Çanakkale maçı dramı yaşamamak için de dilek ve temennilerimiz hiç eksik olmaz. Neticede biz o 90 dakikayı mümkün olduğunca uzatmayı tercih ederiz, daha önce de bahsetmiş olabiliriz: Tüm haftayı o bir tek 90 dakikanın hazzı ile geçirebilir yaşayabiliriz. Ee, bu da tribüncülere dairdir. Beklemedeyiz…

Nisan 18th, 2008
Konvoy Programı:
20 Nisan Pazar 2008
Saat 10.00: 5 Ocak Stadı Güney Kale Arkası’nda Toplanma.
Saat 10.30: Stadyumdan Hareket.
Stadyum / Tesisler Arası Yol Güzergâhı: Stadyum Caddesi-Gazipaşa-Cemapaşa-Baraj Yolu-İller Bankası-Kenan Evren-Turgut Özal-Ruh Sağlığı-Tesisler
Saat 11.30: Osman Yereşen Tesisleri’ne Varış.
Saat 12.00: Takım Otobüsünü Konvoya Alarak Stadyuma Hareket
Saat 12.30: Stadyuma Varış.
Tüm Adanasporlular Davetlidir.

Adana Turuncudur
Nisan 17th, 2008

Ruhumuzu sarmış, başka bir şey düşünemiyoruz, tennimiz, tinimiz heyecanı teri arenali her şeyi teyakkuzda: Biz maç izlemek istiyoruz; ama Adanaspor maçı istiyoruz. Başka maçlar bizi kesmez. İsterse antrenman maçı olsun bu, yeter ki Adanaspor maçı olsun…

Nisan 16th, 2008

Futbol için yollara düştük. Evi, işi, okulu ihmal ettik futbol için. Futbol için tribünlerdeydik. Bağırdık, eğlendik, sustuk, oturup efkarlandık. Bazen cebimizdeki son kuruşu harcadık futbol için…Hayır, hayır… Adanaspor için… Yine yaparız ki yine yapacağız, hep yapacağız. Hakikatte futbol ne ki işin içinde Adanaspor yoksa…
Nisan 15th, 2008
Konvoy var Pazar günü. 5 Ocak Stadı önünde konuşlanacak olan ekip, Adana turunun ardından tesislere varacak. Uzayıp giden kilometrelerce uzunluğundaki turuncu alayı, takım otobüsünü alıp 5 Ocak Stadı’na uzanacak. Hedef en az 100 araçlık konvoy.

Şehir havasını buldu. Her yer buram buram portakal kokuyor, baktığımız gökyüzünü bile turuncu görür olduk. Bu şampiyonluğa adeta varlığını adamış futbolcu, teknik heyet ve yönetim her şeyin en iyisini hak ediyor. Onları mutluluktan ağlatmalı, Adanasporlu olmanın gururunu yaşatmalı… Hep beraber haykırmalıyız “Adana Turuncudur” diye.

Pazar günkü Turuncu Kervanı‘nı uzatabildiğimiz kadar uzatmalıyız. Hedef en az 100 araç! Organizasyonun henüz birinci günü geride kaldı ve alınan izlenim çok iyi. Herkes gördüklerini ayıktırmaya devam etmeli. Bu konvoy uzayabildiği kadar uzamalı!

Takım otobüsünün içindeki kaplan parçalarının bu defa maçtan sonra değil maçtan önce “Adana Turuncudur Oley” diye haykırmalarını sağlamalıyız. Maçı, maçtan önce almalıyız! Haydi arkadaşlar, haydi beyler! Durmak yok, çalışsın herkes. İstendiği zaman bu taraftar ne kadar büyük organizasyonların altına imza atabilir? Görsün herkes…

Konvoy saatiyle ilgili olarak gerekli bilgiler yarından itibaren tüm sitelerde ve basında yer alacak.

Nisan 15th, 2008

Dakika 79…
Deplasman nasıl yapılır?
Taraftar bileti satılmayan tribüne nasıl girer?
Zapt etmek nedir?
İhtilal nedir?
Aşk nedir?
Tutku nedir?
Ağlamak nedir?
Gözyaşı nedir?
Bağlılık nedir?

Bugün o stadda olan yüzlerce Adanasporlu iyi biliyordu bu soruların cevabını, bilmeyenlerde bizzat yahut dolaylı yollardan bir kez daha görmüş oldu. Gurur duydum. Halen günün büyüsündeyim. Baktığım her yeri turuncu görüyorum.
Dakika 79…
Maç 0-0′a kilitlenmiş…
Öyle aman aman bir futbolumuz yok…
Ama bir inanç var…
Öylesi bir inanmışlık var ki…
Taraftarından futbolcusuna, başkanından hocasına…
İnanıyor abi bu camia!
Şampiyonluğa inanıyor!

Tribünün en tepesindeydim, Emre kafayı vurdu “gollllll” sesinden sağırlık hissini yaşarken beraber gözüm hakemde, ulan acaba bir cacık var mı? “Goolllllllllllllll” sesleri itişmelerle devam ediyor… Top filelerde yahu ama halen gözüm hakemde… Çok yaktılar ya canımızı, bir terslik çıkartacaklar mı acaba diye endişesi var… Yok, abicim yokkk, bal gibi gol…

Santraya koşuyor işte hakem… O kalabalığı yarıp aşağı tellere kadar nasıl indim hatırlamıyorum bile… Etrafımda ki herkesin gözleri dolu… Kimi görsen sarılıyorsun… Savaştasın sanki, kapana kısılmışsın ve cephede savaştığın silah arkadaşlarınla zaferi kutluyorsun! Hem de nasıl bir kutlama o… Teller yıkıldı teller (Mersin Stadı’nın bizden çektiği nedir böyle. Onlar yaptırmaktan bıktı, biz yıkmaktan bıkmadık! ) Ömrümün en güzel 10–15 saniyesi… Şaşkınlık, aptallık, sarhoşluk… Evet evet sarhoşluk… İçsen bu kadar kaybedemezsin yahu kendini…

Seviyorum ben bu renkleri…
Bu renklere çılgıncasına tapan yüzleri, binleri, on binleri seviyorum…
Koşulsuz, çıkarsız bu renklerin peşinde ordan oraya koşturmayı seviyorum…
Mersin’e giderken Çanakkale ve Erzurum’a gidiş planı yapacak kadar deliyi bir arada görmeyi seviyorum! Evet evet, deliyiz biz, hepimiz! Adanaspor delisiyiz…

Nisan 14th, 2008

Mersin maçının taraftar fotoğraflarını kaplaninseyirdefteri.com‘dan izleyebilirsiniz. Bunun için hemen yan taraftaki bağlantılar bölümünden Adanaspor Fotoğrafları sekmesini tıklayabilirsiniz.

Nisan 14th, 2008
Güney’in Kralı Adana…

Bunu biz değil, bir spor gazetesi olan fanatik söylüyor. Fazla söze gerek yok…
Nisan 13th, 2008

“Asya da turuncudur ooleey” diye bağırmaya az kaldı. Ama erken konuşup da sihri bozmayalım. Batıl inançlarımız var Adanaspor mavzusunda :)) Harika bir deplasman oldu. 3 puan olunca alınan, elbette her şey harika olur.

Adanaspor güzeldi, taraftar güzeldi, maç güzeldi, hava güzeldi ve galibiyet güzeldi… Adanasporumuz gerektiği gibi oynadı ve kazandı. Ve bu hafta çok önemli iki şey oldu: 1) Penaltı attık…2) Gol yemedik yahu, gol yemedik… Ayrıca bu hafta 3′ler haftası oldu. İzah edelim: 3′te 3 yaptık ve 3. maçta da üst üste 3. 3 puanımızı aldık. Bunu da plakası 33 olan Mersin’de yaptık. İyi de yaptık.


Nisan 12th, 2008

Nazım’ın harika dizeleri bizim geçen yılki Mersin deplasmanımıza çok uymuştu: Akın var akın güneşe akın, güneşi zaptedeceğiz, güneşin zaptı yakın. Yarın, siz bunları okurken bugün, Adanasporumuzla bir küçük yolculuk yapacağız. Sonuç gönlümüze göre olursa bu küçük yolculuk çok güzel bir dönemin kapılarını açacaktır, büyük yolculukların biletini hazırlayacaktır. Son zamanların en güzel sloganıyla dönelim Mersin deplasmanından: Adana Turuncudur Ooleey…
Nisan 11th, 2008

Bu haftaki galibiyet bizim açımızdan olumlu bir kırılma yaratacaktır. Olası bir 3 puan Adanasporumuzu hedefe çok ama çok yaklaştıracaktır. Hepiniz iyi biliyorsunuz ki açı daraldıkça Adanaspor’un manevra kabiliyeti de o oranda mükemmelleşiyor.

Mersin’in eksikleri varmış. Bu durum rakibin motivasyonunu bizce pek değiştirmeyecektir. Mücadele açısından sert bir maç olacağı muhakkak. Aradaki klasik rekabet bile bunun tek nedeni olabilir. Geçen sezon Mersin’den (İdman Yurdu demiyorum) şampiyonlukla dönmüştük, gönül ister ki bu kez de şampiyonluk avantajıyla dönelim. Ama hepsinden önemlisi temiz bir maç olsun. Taraflardan birinin canı yalnızca puan kaybından sıkılsın.
