tribün halleri
Siz hiç boş tribünlere gittiniz mi? Deneyin bir kez. Stada ilk giren siz olun. Maratonun ortasında durun ve dinleyin. Boş stattan daha hüzünlü bir yer yoktur. Öğrencisiz okullar, seyircisiz tiyatrolar biribirine benzer hisler uyandırır. Seyircisi gitmiş tiyatrolarda artık replikler uçuşur havalarda, fuayede, kuliste…İnsansız olamayan bu mekanlar sessizlikte bile bir şeyler mırıldanır. Hatta kulak kesilirseniz bağırır: İşte Miliç‘in zarif gollerine sevinen çığlıklar hala duyuluyor. Güney kale arkasında İnter maçının coşkusu, Özer‘le öne geçmemizin sevinci yankılanıyor. Bir ölüm-kalım maçında Boluspor’u 2-1 yendiğimiz günün şarkıları o ruhsuz betonlarda dönüp duruyor. Eskişehir, Konya, Denizli maçlarının tezahuratları maratonda dalgalanıyor hala. Küme düşerken Zonguldakspor’dan yediğimiz golün hıçkırıkları var o tribünde, dinleyin. Hayır, dilsiz değil o boş tribünler. Duyabilirseniz orada tarihimizin kaydı tutulmuştur.
Yoruma kapalı
